Gün doğmadan evvel aklıma düşer gülüşün
Çocuk sesleri duyarım ardından
İçimde muazzam bayram sabahları
Kalbimde ilk aşk telaşları başlar
Ben her gün böyle severim seni
Seçil OĞUZ
1 Eylül 2014 Pazartesi
Sen çıkıp gelsen
Şimdi aralansa kapım
Sen çıkıp gelsen
Duysam sesini
Kokunu içime çeksem
Anlatsam başımdan geçenleri
Anlatsam sensizliği
Anlasan
Gitmesen bir daha
Yürüsek sahilde
Hiç konuşmadan
Suskunluğunu bile özledim ya hani
Seçil OĞUZ
Sen çıkıp gelsen
Duysam sesini
Kokunu içime çeksem
Anlatsam başımdan geçenleri
Anlatsam sensizliği
Anlasan
Gitmesen bir daha
Yürüsek sahilde
Hiç konuşmadan
Suskunluğunu bile özledim ya hani
Seçil OĞUZ
Uzaklardan selamını aldığım sabahlar
Uzaklardan selamını aldığım sabahlar
Güneş kokan, aydınlıklar içinde kalırdım
Uyanırdım,
Hemde o gün doğmuşcasına uyanırdım
Unuttuğum türküleri mırıldanırdım
Yeniden türkü söyleyebilmek
Bu ne demek bilir misin?
Soğuk yalnızlıklar ardından
Sızan yaşama sevinci
Seçil OĞUZ
Güneş kokan, aydınlıklar içinde kalırdım
Uyanırdım,
Hemde o gün doğmuşcasına uyanırdım
Unuttuğum türküleri mırıldanırdım
Yeniden türkü söyleyebilmek
Bu ne demek bilir misin?
Soğuk yalnızlıklar ardından
Sızan yaşama sevinci
Seçil OĞUZ
Ayrılık şarkılarında anılsın adımız
Yaralı bir serçenin yoldaşı olduysam
Kalbimi yollara vurduysam
Sustuysam sana,
Durulduysam
Değmiyorsa ayaklarıma mavi köpüklü sular
İzmarit diplerinde kaldıysa anılar
Kıyıya vuran ölü bir balıktır artık aşk
Bir kiraz ağacı altında uykuya daldıysam
Sana bir daha uyanmadıysam
Düşümde bile sarmadıysam
Ayrılık şarkılarında anılsın adımız
Seçil OĞUZ
Kalbimi yollara vurduysam
Sustuysam sana,
Durulduysam
Değmiyorsa ayaklarıma mavi köpüklü sular
İzmarit diplerinde kaldıysa anılar
Kıyıya vuran ölü bir balıktır artık aşk
Bir kiraz ağacı altında uykuya daldıysam
Sana bir daha uyanmadıysam
Düşümde bile sarmadıysam
Ayrılık şarkılarında anılsın adımız
Seçil OĞUZ
Bir şiir yazar gibi seveceksin.
Gözbebeklerinde ısınacak,
Kışlar görmüş yüreğin.
Avuçlarının içine alınca ellerini, hayata tutundum sanacaksın.
Gülerek yürüyeceksin, kaldırımlarda.
Islık çalacak dudakların.
Sesini duyduğunda,
Bir şiir öpmüş gibi olacak, kulaklarından.
Kir, pas, küflenmiş ne varsa silinecek hayatından.
Sevdin mi?
Böyle safkan seveceksin.
Öpeceksin alnından sevdanın.
Bir çocuk gibi göreceksin.
Ağlatmayacaksın o çocuğu.
Koynunda büyüteceksin.
Sevdin mi?
Bir beyaz kağıda,
Bir şiir yazar gibi seveceksin.
Seçil OĞUZ
Kışlar görmüş yüreğin.
Avuçlarının içine alınca ellerini, hayata tutundum sanacaksın.
Gülerek yürüyeceksin, kaldırımlarda.
Islık çalacak dudakların.
Sesini duyduğunda,
Bir şiir öpmüş gibi olacak, kulaklarından.
Kir, pas, küflenmiş ne varsa silinecek hayatından.
Sevdin mi?
Böyle safkan seveceksin.
Öpeceksin alnından sevdanın.
Bir çocuk gibi göreceksin.
Ağlatmayacaksın o çocuğu.
Koynunda büyüteceksin.
Sevdin mi?
Bir beyaz kağıda,
Bir şiir yazar gibi seveceksin.
Seçil OĞUZ
Yabancısı oluyorum her şeyin
Uğultulu sessizliğine bürünüyor hayat,
Umutlarım tel örğülerde asılı kalıyor,
Kayboluyorum kendi sokaklarımda.
Kendime bile sığınamıyorum.
Yabancısı oluyorum her şeyin.
Yanında olamayınca.
Bir anda ışıklar yanıyor.
Kanatlanır gibi, oluyorum.
Seni görünce.
Insanın ülkesi gibisi yok.
Olmadığın yerlerde,
Yabancısı oluyorum her şeyin.
Seçil OĞUZ
Umutlarım tel örğülerde asılı kalıyor,
Kayboluyorum kendi sokaklarımda.
Kendime bile sığınamıyorum.
Yabancısı oluyorum her şeyin.
Yanında olamayınca.
Bir anda ışıklar yanıyor.
Kanatlanır gibi, oluyorum.
Seni görünce.
Insanın ülkesi gibisi yok.
Olmadığın yerlerde,
Yabancısı oluyorum her şeyin.
Seçil OĞUZ
Ben seni sevmeye koyulurken
Ben seni sevmeye koyulurken,
Göz açar açmaz,
Esnaflar kepenklerini açmamıştır henüz,
Deniz'de gemiler yol almamıştır,
Dalgalar kıyıyı öpmemiştir,
Çocuklar oyunlarına dalmamıştır,
Ay gökyüzünden çekip gitmemiştir,
Sen, gözlerini açarsın
Aydınlıklar içinde kalırım
Sen hayata gün aydınımsın
Mutlu yanımsın, umutlarımsın
Perdelerim maviliklere uçuşur
Ayak seslerinle
Yanımda hissedince nefesini
Taze yaşam kokusu siner tenime
Güllere su verir gülüşün
Güller açar yüzümde
Sen hayata gün aydınımsın
/Seçil OĞUZ /
Göz açar açmaz,
Esnaflar kepenklerini açmamıştır henüz,
Deniz'de gemiler yol almamıştır,
Dalgalar kıyıyı öpmemiştir,
Çocuklar oyunlarına dalmamıştır,
Ay gökyüzünden çekip gitmemiştir,
Sen, gözlerini açarsın
Aydınlıklar içinde kalırım
Sen hayata gün aydınımsın
Mutlu yanımsın, umutlarımsın
Perdelerim maviliklere uçuşur
Ayak seslerinle
Yanımda hissedince nefesini
Taze yaşam kokusu siner tenime
Güllere su verir gülüşün
Güller açar yüzümde
Sen hayata gün aydınımsın
/Seçil OĞUZ /
Bir cümlenin sonunda
Mevsim yapraksız ağaçlar,
Saat solgun düşüncelerin vakti.
Anılar kadar güzel bir nehrin üzerinden,
Mahzun bir rüzgar esiyor.
Sazlıklar yelteniyor saçlarıma.
Neler,
Kimler, geçiyor gözlerimin önünden.
Adını hatırlayamadığım yüzler,
Hatırası hala duran isimler.
Yangından arta kalan külleri yakıyor,
Maziden duyulan senfoni
Esmer yanaklara, yanık bir gözyaşı dökülüyor.
Kağıttan yaptığım gemiler, geliyor aklıma.
Düşlerde yüzdürüp, sevgiliye vardığım.
Dertleştiğim şiirlerim, satır satır dökülüyorlar avuçlarıma.
Ağlamışım,
Özlemişim,
Gülümsemişim,satır aralarında.
Bazende ölmüşüm, bir cümlenin sonunda.
/ Seçil OĞUZ /
Saat solgun düşüncelerin vakti.
Anılar kadar güzel bir nehrin üzerinden,
Mahzun bir rüzgar esiyor.
Sazlıklar yelteniyor saçlarıma.
Neler,
Kimler, geçiyor gözlerimin önünden.
Adını hatırlayamadığım yüzler,
Hatırası hala duran isimler.
Yangından arta kalan külleri yakıyor,
Maziden duyulan senfoni
Esmer yanaklara, yanık bir gözyaşı dökülüyor.
Kağıttan yaptığım gemiler, geliyor aklıma.
Düşlerde yüzdürüp, sevgiliye vardığım.
Dertleştiğim şiirlerim, satır satır dökülüyorlar avuçlarıma.
Ağlamışım,
Özlemişim,
Gülümsemişim,satır aralarında.
Bazende ölmüşüm, bir cümlenin sonunda.
/ Seçil OĞUZ /
Çok geç olmadan
Düşler gerçekleşmek içindir sevgilim,
Düşün ki;
Bir sabahçı kahvesinde oturmuşuz güneşin doğuşunu izliyoruz,
Yan yana...
Deniz kokusu çağırıyor bizi,
Gidiyoruz, hiç durmadan.
Ayaklarımızın altında, köpük köpük sular, kıyıyı öpüyor.
Sen ellerimi tutuyorsun.
Sımsıkı...
Gün batıyor, üstelik yanında.
Gözlerin,
Şiirler yazdığım yüzün, tamda karşımda.
Çok ta zor değil aslında.
Yapabiliriz bunları.
Çok geç olmadan.
/ Seçil OĞUZ /
Düşün ki;
Bir sabahçı kahvesinde oturmuşuz güneşin doğuşunu izliyoruz,
Yan yana...
Deniz kokusu çağırıyor bizi,
Gidiyoruz, hiç durmadan.
Ayaklarımızın altında, köpük köpük sular, kıyıyı öpüyor.
Sen ellerimi tutuyorsun.
Sımsıkı...
Gün batıyor, üstelik yanında.
Gözlerin,
Şiirler yazdığım yüzün, tamda karşımda.
Çok ta zor değil aslında.
Yapabiliriz bunları.
Çok geç olmadan.
/ Seçil OĞUZ /
Annem derdi
Annem derdi; her şey geçer, ömür bir bakmışsın yerde sarı bir yaprak.
Oysa bir sevda tutsaydı ellerimden, düşmezdim mor renkli, erguvan kokulu dallarımdan.
Üşümezdi, ayazda kalmazdı düşlerim.
Severdim, adım gibi biliyorum güzel severdim.
Ellerini, gözlerini, saçlarını, rüyalarını...
Çocukluk anılarım gibi severdim.
Duvarlara eşyaların silüetleri düşmez, ışıklarım yanardı.
Serseri rüzgarların, ıslık çalışlarını duymazdım gece yarıları.
Pencere kenarında oturup izlemezdim yoldan geçen adını bilmediğim insanları.
Soğuk kış sabahları, yudumladığım her çayda dalga gibi vurmazdı yüreğime.
Ben güneşi göğsüm de uyuturdum, yakamozu dizlerimde.
Güneşsiz ve aysız zamanlarım olmazdı,
Bir sevda tutsaydı ellerimden.
Seçil Oğuz
Oysa bir sevda tutsaydı ellerimden, düşmezdim mor renkli, erguvan kokulu dallarımdan.
Üşümezdi, ayazda kalmazdı düşlerim.
Severdim, adım gibi biliyorum güzel severdim.
Ellerini, gözlerini, saçlarını, rüyalarını...
Çocukluk anılarım gibi severdim.
Duvarlara eşyaların silüetleri düşmez, ışıklarım yanardı.
Serseri rüzgarların, ıslık çalışlarını duymazdım gece yarıları.
Pencere kenarında oturup izlemezdim yoldan geçen adını bilmediğim insanları.
Soğuk kış sabahları, yudumladığım her çayda dalga gibi vurmazdı yüreğime.
Ben güneşi göğsüm de uyuturdum, yakamozu dizlerimde.
Güneşsiz ve aysız zamanlarım olmazdı,
Bir sevda tutsaydı ellerimden.
Seçil Oğuz
Çocuk sesleri
Beyaz bulutlar,
Haylaz martılar,
Dar sokaklar,
Hepsi bir yana,
En çok ta çocuklardan bahseder şairler.
Sevgilinin gülüşü, küçük bir kız çocuğuna benzetilir örneğin.
Çocuktan bahsedilince gülüşür dizeler,
Ama şimdi gözleri kapanıyor çocukların.
Toz pembe bulutları kana bulanıyor.
Durunca ufacık kalpleri,
Buz kesilince minik bedenleri
Yüzlerce anı yarım kalıyor
Yüzlerce şiir kanıyor
Ölüyor insanlık,
Kala kala bomboş bir Dünya kalıyor.
Ne kiraz ağaçları sevinçle açıyor,
Ne narda bereket kalıyor,
Ne bahar zemheriden kurtulup gelebiliyor,
Ne yüzü gülüyor güneşin duymayınca çocuk gülüşlerini
Ay yakamoza dönüşmüyor örneğin,
Dokunmuyor denize.
Çocuk sesleri kesilince.
Seçil OĞUZ
Haylaz martılar,
Dar sokaklar,
Hepsi bir yana,
En çok ta çocuklardan bahseder şairler.
Sevgilinin gülüşü, küçük bir kız çocuğuna benzetilir örneğin.
Çocuktan bahsedilince gülüşür dizeler,
Ama şimdi gözleri kapanıyor çocukların.
Toz pembe bulutları kana bulanıyor.
Durunca ufacık kalpleri,
Buz kesilince minik bedenleri
Yüzlerce anı yarım kalıyor
Yüzlerce şiir kanıyor
Ölüyor insanlık,
Kala kala bomboş bir Dünya kalıyor.
Ne kiraz ağaçları sevinçle açıyor,
Ne narda bereket kalıyor,
Ne bahar zemheriden kurtulup gelebiliyor,
Ne yüzü gülüyor güneşin duymayınca çocuk gülüşlerini
Ay yakamoza dönüşmüyor örneğin,
Dokunmuyor denize.
Çocuk sesleri kesilince.
Seçil OĞUZ
Atı alan Üsküdar'ı geçti,
Kız kulesi, kırışık denizle baş başa ve yalnız.
İnanma bu kalabalık şehre,
O da yalnız.
Eski sevdaların tadı bu kulede kalalı,
Herkes yalnız.
Ah şimdi sevilmek vardı,
Vera gibi,
Kavuşmak mümkün olmasa bile,
Beklenmek vardı Pia' nın beklendiği gibi.
Bir kuleyi yalnızlığa mahkum edecek kadar sevilmek,
Kim bilir? Nasıl bir sevilmekti.
Orkinoslar,
Dalyanlarda, ağlarda çırpınan balıklar bile bilir,
Bu sevdanın hikayesini.
Kuşlar anlamaz, akılları bir karış havada,
Göç etmeye sevdalıdır onlar.
Yasak sayılan sevmeler,
Kavuşmak bilmeyen özlemler,
Bir denizi bile boğar atar.
Yalnızlık mübahtır kuleye
Şahit olduysa bir sevgiye
Seçil OĞUZ
Kız kulesi, kırışık denizle baş başa ve yalnız.
İnanma bu kalabalık şehre,
O da yalnız.
Eski sevdaların tadı bu kulede kalalı,
Herkes yalnız.
Ah şimdi sevilmek vardı,
Vera gibi,
Kavuşmak mümkün olmasa bile,
Beklenmek vardı Pia' nın beklendiği gibi.
Bir kuleyi yalnızlığa mahkum edecek kadar sevilmek,
Kim bilir? Nasıl bir sevilmekti.
Orkinoslar,
Dalyanlarda, ağlarda çırpınan balıklar bile bilir,
Bu sevdanın hikayesini.
Kuşlar anlamaz, akılları bir karış havada,
Göç etmeye sevdalıdır onlar.
Yasak sayılan sevmeler,
Kavuşmak bilmeyen özlemler,
Bir denizi bile boğar atar.
Yalnızlık mübahtır kuleye
Şahit olduysa bir sevgiye
Seçil OĞUZ
Arka sokak yalnızlığı...
Ağır hasar verir, kalplere ansızın gelen ayrılıklar.
İnsan bir anda,
Şehrin ışıklı caddelerinden,
Arka sokak yalnızlıklarına dönüşür.
Uğruna iklimi yaz olan düşleri feda ettiğimiz,
Şarkılar,
Martın apansız soğukları gibi vururlar.
Kolay tespit edilen kırıklarımızın,
Uyumaya yeltendiğimiz anlarda, sancısı tutar.
Etnik kökenini anlayamadığımız,
Garip bir his tüm bedeni sarar.
Adını bir şiirin en can alıcı sözüne yerleştirirken.
O sırada yan yana bir aşkı beslerken,
Ayrılık canı öyle bir yakar ki,
O isim,
Ağzımızdan tükürür gibi çıkar.
Seçil Oğuz
İnsan bir anda,
Şehrin ışıklı caddelerinden,
Arka sokak yalnızlıklarına dönüşür.
Uğruna iklimi yaz olan düşleri feda ettiğimiz,
Şarkılar,
Martın apansız soğukları gibi vururlar.
Kolay tespit edilen kırıklarımızın,
Uyumaya yeltendiğimiz anlarda, sancısı tutar.
Etnik kökenini anlayamadığımız,
Garip bir his tüm bedeni sarar.
Adını bir şiirin en can alıcı sözüne yerleştirirken.
O sırada yan yana bir aşkı beslerken,
Ayrılık canı öyle bir yakar ki,
O isim,
Ağzımızdan tükürür gibi çıkar.
Seçil Oğuz
Kırılınca bir insan
Kırılınca bir insan,
Avazı çıktığı kadar susar.
Hüzne dalan bakışları,
Bir nevi,
Gözyaşlarıdır.
Dökülen,
Gözyaşlarıda susar.
Seçil OĞUZ
Avazı çıktığı kadar susar.
Hüzne dalan bakışları,
Bir nevi,
Gözyaşlarıdır.
Dökülen,
Gözyaşlarıda susar.
Seçil OĞUZ
Sonsuza dek!
Gülşen'i hatırlatan yüzüne
Merhaba.
Sonra hayatıma sızan,
Aklımı başımdan alıpta,
Bir rüzğarın peşine takan,
O gül kokusu tenine,
Hasretlikler başlar,
Sevda ile birlikte.
Bir merhaba, bir aşkı böyle açar,
Başıma.
Efsunlarken gözlerin gözlerimi
Seni seviyorum, dediğimde.
Bir kıvılcım bir kalbi yakmıştır bile.
Hoş çakal!
Demezsek bu sevgiye.
Sen hep deniz,
Ben hep kıyın olacağım.
Sonsuza dek!
Seçil OĞUZ
Merhaba.
Sonra hayatıma sızan,
Aklımı başımdan alıpta,
Bir rüzğarın peşine takan,
O gül kokusu tenine,
Hasretlikler başlar,
Sevda ile birlikte.
Bir merhaba, bir aşkı böyle açar,
Başıma.
Efsunlarken gözlerin gözlerimi
Seni seviyorum, dediğimde.
Bir kıvılcım bir kalbi yakmıştır bile.
Hoş çakal!
Demezsek bu sevgiye.
Sen hep deniz,
Ben hep kıyın olacağım.
Sonsuza dek!
Seçil OĞUZ
Ben seninle güzelim
Kuşlar uça uça gökyüzü mavi olurmuş.
Ben, seni seve seve özgür.
Deniz, martılarıyla güzeldir ve de balıklarıyla.
Ben seninle güzelim.
Ellerim avuçlarınla.
Seçil Oğuz
Ben, seni seve seve özgür.
Deniz, martılarıyla güzeldir ve de balıklarıyla.
Ben seninle güzelim.
Ellerim avuçlarınla.
Seçil Oğuz
Olur ya bir gün
Olur ya bir gün,
Bir kaldırımda buluşursa gölgemiz,
Bir akşam üstü, gözlerin gözlerime değerse,
Hala göreceksin, kendini göz bebeklerimde.
Zar zor kelimeler bir araya getirilipde
Yeniden merhaba dersek,
İçim ürperecek, ilk gün ki gibi.
Eski günler gelecek aklımıza,
Mevsimi sıcak olan hayallerimiz,
Uçuşacak rüzgarlarda.
Pişmanlık duyacaksın belki de,
Bu öyküyü yarıda bıraktığına.
Hiç unutmadım, dalgalı güzel saçlarını.
Bir papatyanın hatırlatmasına da gerek yok.
Gözlerimin önünden hiç gitmedi.
Hiç unutmadım, kalbime düşen bakışlarını.
Ben hep seni sevdim.
Eksilmeden içimde, hala güzelsin.
Seçil OĞUZ
Bir kaldırımda buluşursa gölgemiz,
Bir akşam üstü, gözlerin gözlerime değerse,
Hala göreceksin, kendini göz bebeklerimde.
Zar zor kelimeler bir araya getirilipde
Yeniden merhaba dersek,
İçim ürperecek, ilk gün ki gibi.
Eski günler gelecek aklımıza,
Mevsimi sıcak olan hayallerimiz,
Uçuşacak rüzgarlarda.
Pişmanlık duyacaksın belki de,
Bu öyküyü yarıda bıraktığına.
Hiç unutmadım, dalgalı güzel saçlarını.
Bir papatyanın hatırlatmasına da gerek yok.
Gözlerimin önünden hiç gitmedi.
Hiç unutmadım, kalbime düşen bakışlarını.
Ben hep seni sevdim.
Eksilmeden içimde, hala güzelsin.
Seçil OĞUZ
Bir şiirdi o
Yağmur gibi bir sesi vardı.
Bir ağaç gölgesi gibiydi çoğu zaman.
Mayhoş bir şarap tadında, bir şiirdi o
Ağaçtan düşer düşmez,
Sayfalara konan.
Akşamların yorgun ıslığı çalar,
Okurum ,
Uzun, yalnız caddelere o şiiri.
Seçil OĞUZ
Bir ağaç gölgesi gibiydi çoğu zaman.
Mayhoş bir şarap tadında, bir şiirdi o
Ağaçtan düşer düşmez,
Sayfalara konan.
Akşamların yorgun ıslığı çalar,
Okurum ,
Uzun, yalnız caddelere o şiiri.
Seçil OĞUZ
Bırak ben orada yaşlanayım
Aynada ki, sırrın kelamını dinlesem yine senden bir şeyler bahsedip duruyor.
Sende bilirsin ki ben seni,
çocukluğumun geçtiği evin ahşap merdivenleri gibi sevdim.
Annemin ayak seslerini duyuran o eski merdivenler,
ömrümce uzanıp gider benimle.
Ben bu yüzden düşmüşsem şiirin inceliğine ve ayna gibi kırılıp, dağılıyorsam sensizlikte,
buna rağmen gidemiyorsam senden öteye
gurbete dönmesin yüzün.
Bırak ben orada yaşlanayım.
Seçil OĞUZ
Sende bilirsin ki ben seni,
çocukluğumun geçtiği evin ahşap merdivenleri gibi sevdim.
Annemin ayak seslerini duyuran o eski merdivenler,
ömrümce uzanıp gider benimle.
Ben bu yüzden düşmüşsem şiirin inceliğine ve ayna gibi kırılıp, dağılıyorsam sensizlikte,
buna rağmen gidemiyorsam senden öteye
gurbete dönmesin yüzün.
Bırak ben orada yaşlanayım.
Seçil OĞUZ
Seni düşündüğüm zaman
, bütün nesnelerin üzerine aks ediyor suretin.
Seni bulamadığım zaman, bahar gülüşünü göz yaşına teslim ediyor.
Sessiz bir boşluk sarkıyor her yanımdan ve şarkılar yarım kalıyor.
Seni özlediğim zaman, bir ateş tam kalbimin üzerin de yanıyor.
Tarifi mümkün olmuyor, bu kederi bir şiire anlatmaya.
Seni gördüğüm zaman, ritmi değişiyor kalp atışlarımın.
Bir sevinç ki sorma başımdan aşağı dökülüyor.
Seçil OĞUZ
Seni bulamadığım zaman, bahar gülüşünü göz yaşına teslim ediyor.
Sessiz bir boşluk sarkıyor her yanımdan ve şarkılar yarım kalıyor.
Seni özlediğim zaman, bir ateş tam kalbimin üzerin de yanıyor.
Tarifi mümkün olmuyor, bu kederi bir şiire anlatmaya.
Seni gördüğüm zaman, ritmi değişiyor kalp atışlarımın.
Bir sevinç ki sorma başımdan aşağı dökülüyor.
Seçil OĞUZ
Sonsuza dek !
Hoş çakal !
Demezsek bu sevgiye
Sen hep deniz
Ben hep kıyın olacağım
Sonsuza dek !
Seçil OĞUZ
Demezsek bu sevgiye
Sen hep deniz
Ben hep kıyın olacağım
Sonsuza dek !
Seçil OĞUZ
Seni düşündüğüm zaman
Seni düşündüğüm zaman, bir bahar yeli alnımdan öpüyor.
Seni düşündüğüm zaman, kalbime beyaz kanatlı kuşlar tünüyor.
Seni düşündüğüm zaman, esmer bir tay gibi oluyor, geleceğe dair heveslerim.
Senin olmadığın zaman, bu sarı sıcak Temmuz günlerim, katran karası kesiliyor.
Bir kasvet sarıyor tüm şarkıları,
Masallar masumiyetini yitiriyor.
Ruhuma kefenler giydiriyor zaman,
O gün eğer ki sen yoksan,
Geçen her saniye ziyan.
Seçil OĞUZ
Seni düşündüğüm zaman, kalbime beyaz kanatlı kuşlar tünüyor.
Seni düşündüğüm zaman, esmer bir tay gibi oluyor, geleceğe dair heveslerim.
Senin olmadığın zaman, bu sarı sıcak Temmuz günlerim, katran karası kesiliyor.
Bir kasvet sarıyor tüm şarkıları,
Masallar masumiyetini yitiriyor.
Ruhuma kefenler giydiriyor zaman,
O gün eğer ki sen yoksan,
Geçen her saniye ziyan.
Seçil OĞUZ
SEVDİM...
Yağmurları sevdiğim gibi,
Rüzgarı da sevdim.
Savrulan yapraklar arasına karışmış, hayallerimde oldu benim.
Anılarım ya hep yarımdı, ya ben sayfaları hızlı çevirdim.
Kırılgan bakışlarımı sakladım çoğu zaman,
Anlatamadım, sustum.
Maskelerden görünmeyen yüzlerden, şiirin tenhasına sığındım.
İnandıklarım da olmuştu benim,
Adreslerinden tez taşındılar.
Uzun mektuplar yazdım onlara, ama yine ben okudum.
Bahçenin avlusuna dökülen göz yaşlarımı,
Ağaçlardan başka kimseye göstermedim.
Bir şarkı ağlatmaya yeter beni,
Bir de hasret kokan bir şiir.
Bir sazın sesine dökebilirim içimi.
Bir de annem bilir ciğerimi.
Gülüşlerimi sevdiğim gibi,
Göz yaşlarımı da sevdim.
Siyahı da sevdim, beyazı da.
Hepsi bir kenara,
Yaşamımdan çok, seni sevdim.
Seçil OĞUZ
Rüzgarı da sevdim.
Savrulan yapraklar arasına karışmış, hayallerimde oldu benim.
Anılarım ya hep yarımdı, ya ben sayfaları hızlı çevirdim.
Kırılgan bakışlarımı sakladım çoğu zaman,
Anlatamadım, sustum.
Maskelerden görünmeyen yüzlerden, şiirin tenhasına sığındım.
İnandıklarım da olmuştu benim,
Adreslerinden tez taşındılar.
Uzun mektuplar yazdım onlara, ama yine ben okudum.
Bahçenin avlusuna dökülen göz yaşlarımı,
Ağaçlardan başka kimseye göstermedim.
Bir şarkı ağlatmaya yeter beni,
Bir de hasret kokan bir şiir.
Bir sazın sesine dökebilirim içimi.
Bir de annem bilir ciğerimi.
Gülüşlerimi sevdiğim gibi,
Göz yaşlarımı da sevdim.
Siyahı da sevdim, beyazı da.
Hepsi bir kenara,
Yaşamımdan çok, seni sevdim.
Seçil OĞUZ
SEN...
Sen, günlerime sevinç çiçekleri açtıran kadın,
Sen, anılarımıza şarkılar söyleten.
Sen, ruhuma aşkı nakşeden.
Sen, çaresiz anlarıma umutlar üfleyen.
Sen, gözüm gibi sevdiğim kadın.
Ellerin de bitmek bilmez bir bereket var.
Dokunuyorsun, yeşile çalıyor dört bir yanım.
Seçil OĞUZ
Sen, anılarımıza şarkılar söyleten.
Sen, ruhuma aşkı nakşeden.
Sen, çaresiz anlarıma umutlar üfleyen.
Sen, gözüm gibi sevdiğim kadın.
Ellerin de bitmek bilmez bir bereket var.
Dokunuyorsun, yeşile çalıyor dört bir yanım.
Seçil OĞUZ
Cennet mahsulü güzel kadın
Eskiden, bağ bozumu zamanları yaşardım.
Tenhaydı ruhum, ay ışığından yoksundum.
Gülümsemeyi unutmuştu dudaklarım.
Gözlerimde,küskün serçeler dolaşırdı.
Seni gördüm, cennet mahsulü güzel kadın.
Gözlerinden sahile indim.
Saçların, özlediğim yazları getirdi bana.
Kalp atışlarım, adını söylüyor dinle.
Bulutlar gelmesin üzerine diye,
Kılıçtan geçiriyorum bütün hüzünleri.
Senin yanında, utanıyor şehrin yalanları.
Ağzından, billur bir su dökülüyor lirik acılarıma.
Seni gördüm, aşka çıktı tüm sokaklarım.
Pırıl pırıl bir gökyüzü başımda.
Gözlerinden, şarkılar dinliyorum.
Ellerim,kırmızı güllere dokunuyor
Bulutlar gelmesin üzerine diye,
Kılıçtan geçiriyorum bütün hüzünleri.
Demem o ki, aşık oldum sana.
Cennet mahsulü güzel kadın.
Seçil OĞUZ.
Tenhaydı ruhum, ay ışığından yoksundum.
Gülümsemeyi unutmuştu dudaklarım.
Gözlerimde,küskün serçeler dolaşırdı.
Seni gördüm, cennet mahsulü güzel kadın.
Gözlerinden sahile indim.
Saçların, özlediğim yazları getirdi bana.
Kalp atışlarım, adını söylüyor dinle.
Bulutlar gelmesin üzerine diye,
Kılıçtan geçiriyorum bütün hüzünleri.
Senin yanında, utanıyor şehrin yalanları.
Ağzından, billur bir su dökülüyor lirik acılarıma.
Seni gördüm, aşka çıktı tüm sokaklarım.
Pırıl pırıl bir gökyüzü başımda.
Gözlerinden, şarkılar dinliyorum.
Ellerim,kırmızı güllere dokunuyor
Bulutlar gelmesin üzerine diye,
Kılıçtan geçiriyorum bütün hüzünleri.
Demem o ki, aşık oldum sana.
Cennet mahsulü güzel kadın.
Seçil OĞUZ.
ömrüm yettiğince
Sarılsak, parmaklarımıza kadar hasret olduğumuz sevginin gövdesine.
Uzansak, rüya gözlü gecelere seninle.
Ben senin avuçlarında ki bahçeye, çocukluğumu bıraksam.
Sen, bana uzun uzun seni anlatsan.
Yürüdüğünü anlatsan mesela,
Bir sabah serinliğinde, bir sahilde elimi tutarak.
Gülüşünü anlatsan, kuşlar havalansa.
Sevmeyi anlatsan, severek beni.
Dinlemek isterim, ömrüm yettiğince seni.
Seçil OĞUZ
Uzansak, rüya gözlü gecelere seninle.
Ben senin avuçlarında ki bahçeye, çocukluğumu bıraksam.
Sen, bana uzun uzun seni anlatsan.
Yürüdüğünü anlatsan mesela,
Bir sabah serinliğinde, bir sahilde elimi tutarak.
Gülüşünü anlatsan, kuşlar havalansa.
Sevmeyi anlatsan, severek beni.
Dinlemek isterim, ömrüm yettiğince seni.
Seçil OĞUZ
Bakışların kanıma karışıyor
Gecenin karanlığını aralarken gözlerin, yol kenarı sevinçlerim kalabalıklara,
Bakışların kanıma karışıyor.
İnce bir ayrıntı oluyor hüzünlerim, gözlerinden okuduğum mavi mektuplarla,
Zarif bir güzelliğe teslim olurken hayatım, o bakışlar bu yaşam öyküsünün kahramanı oluyor.
Seçil OĞUZ
Bakışların kanıma karışıyor.
İnce bir ayrıntı oluyor hüzünlerim, gözlerinden okuduğum mavi mektuplarla,
Zarif bir güzelliğe teslim olurken hayatım, o bakışlar bu yaşam öyküsünün kahramanı oluyor.
Seçil OĞUZ
Küstürme kuşları
Sevgilim,
Bir kahve tadı bırakıyorsun damağımda, hayatın tam ortasın da açan dostluk çiçeğimsin.
Güz dargınlıklarımı, taş plak sıcaklığıyla yazlara çeviriyorsun.
Güneş desenli, bahar kokulu bir ten sende ki.
Dokundukça, sarılmayı konuşturuyorsun.
Namert geceleri, merhametli şiirlerle yakamoza davet ediyorsun.
Açmadan, solmaya niyetlenen umut güllerimi, ikna ediyorsun yaşamaya.
Güven örgülü bir hırkasın, üzerim de.
Gözlerimi açar açmaz gördüğüm, gökyüzümsün.
Gülüşün ise kuş cenneti gibi.
Yağmur kokusunu aldığım da gözlerinden, dut ağacı türküleri söylemeye başladığında kalbin, dallarından dökülüyor kirazlar ve kuşlar göç ediyorlar.
Ben o zaman sendeliyorum yokuşlarım da.
Düşmeme gönlün razı gelmez biliyorum,
gül o zaman!
Küstürme kuşları ve gülümsesin sarı mevsimin al kirazları.
Seçil OĞUZ
Bir kahve tadı bırakıyorsun damağımda, hayatın tam ortasın da açan dostluk çiçeğimsin.
Güz dargınlıklarımı, taş plak sıcaklığıyla yazlara çeviriyorsun.
Güneş desenli, bahar kokulu bir ten sende ki.
Dokundukça, sarılmayı konuşturuyorsun.
Namert geceleri, merhametli şiirlerle yakamoza davet ediyorsun.
Açmadan, solmaya niyetlenen umut güllerimi, ikna ediyorsun yaşamaya.
Güven örgülü bir hırkasın, üzerim de.
Gözlerimi açar açmaz gördüğüm, gökyüzümsün.
Gülüşün ise kuş cenneti gibi.
Yağmur kokusunu aldığım da gözlerinden, dut ağacı türküleri söylemeye başladığında kalbin, dallarından dökülüyor kirazlar ve kuşlar göç ediyorlar.
Ben o zaman sendeliyorum yokuşlarım da.
Düşmeme gönlün razı gelmez biliyorum,
gül o zaman!
Küstürme kuşları ve gülümsesin sarı mevsimin al kirazları.
Seçil OĞUZ
Yüreğine şiir takıp ta, düşmüşsün Dünya ya.
Ellerin, üzüm salkımlarından bir örnek gibi.
Bakışlarında, nar çiçeklerinin bereketi konuşuyor.
Sesinde, ışıltı bir sevinç şarkısı,
Aheste bir dokunuşla kalbimi okşuyor.
Biliyorum nar renkli, bir Ağustos akşamında.
Çıkıp gideceksin.
Bu eflatun rüya son bulacak.
Aşk, yaşatacak bize bu acıyı biliyorum.
Şiirlere küsmeyeceğim ve de şarkılara.
Yazdıkça saçlarına dokunacağım.
Gözlerinden öpeceğim, her mısrada.
Uzaktan göreceğim belki, hiç dokunamadan.
Akşamı getiren gün batımında.
Bir rüzgarın duacısı olacağım,
Yeter ki saçlarının kokusunu getirsin bana.
Gamzene sarılacak hüzünlerim,
Dön diye yalvaracaklar, adım gibi biliyorum.
Bağrımda yanan bir özlem ki,
Nazım'ın memleketine hasretliği gibi.
Duyarsan sesimi, sana bakan gözlerimden.
Dön ne olur.
Hasretlik, bir aşkın evlat acısı gibi.
Gittiğin günden beri, her an ölüyorum.
Seçil OĞUZ
Şiirle ne işim olurdu benim?
Gözlerini görmeseydim.
Kuşları ortak etmezdim, dizelerime.
Güz sancısı çekmezdi düşlerim.
Gözlerini görmeseydim.
Seçil OĞUZ
ÇOCUKLUK İŞTE...
Gözü yaşlı geceden.
Güleç bir sabaha uyandım.
Sanki dün gece ben ağlamadım.
Çocuk uykusu gibi...
Tüm kederimi, yastık üzerinde bıraktım.
Uçurtmamı buluşturdum, martılarla.
Islıklar çaldım sokaklarda.
Avare düşler kurdum,
Güldüm sonra kendime.
Çocuk gülüşü gibi,
Seni düşündüm, beni, hani şu olamayacak bizi,
Pencere kenarında, oturup izlese dedim, şu haylaz denizi.
Ben gözlerine, O denize dalsa dedim.
Hava bozulsa, ortalık soğusa, bahanem olsa, ellerini tutsam dedim.
Sonra baksa insanlar,
Yakıştırsa bizi bize.
İçten içe gülsem,
Bir an sevinsem dedim.
Avare düşler kurdum, olmaz ya biliyorum.
Çocukluk işte benimkisi.
Seçil OĞUZ
Güleç bir sabaha uyandım.
Sanki dün gece ben ağlamadım.
Çocuk uykusu gibi...
Tüm kederimi, yastık üzerinde bıraktım.
Uçurtmamı buluşturdum, martılarla.
Islıklar çaldım sokaklarda.
Avare düşler kurdum,
Güldüm sonra kendime.
Çocuk gülüşü gibi,
Seni düşündüm, beni, hani şu olamayacak bizi,
Pencere kenarında, oturup izlese dedim, şu haylaz denizi.
Ben gözlerine, O denize dalsa dedim.
Hava bozulsa, ortalık soğusa, bahanem olsa, ellerini tutsam dedim.
Sonra baksa insanlar,
Yakıştırsa bizi bize.
İçten içe gülsem,
Bir an sevinsem dedim.
Avare düşler kurdum, olmaz ya biliyorum.
Çocukluk işte benimkisi.
Seçil OĞUZ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)